SİSTEMLERİN RUHU OLMALI

SİSTEMLERİN RUHU OLMALI

Ruhsuz beden ne ise ruhsuz sistemler de öyledir.

Her sistemin bir ruhu olmalı yoksa ölüdür.

Büyük heyecan maliyet ve emeklerle kurulmuş hatta inanılmış ve inandırılmış ya da kurulmuş kurumlar ve onu cazip gösteren projeler ve altyapılar  vardır ki bir muddet sonra saman alevi gibi sönerler yani ölürler. Çünkü kuruluşta tasarlanan ruh yasamamıştır ya da ruhsuz baslamıştır ki zaten yasayamazdı.

İşte “ölü doğdu” denen yapılar ve sistemler böyledir.

Bir sistemin ruhu, o sistemin değerleri, uzun hedeflere ve engellere karşı kararlılık ve katılımcılık sağlayacak  inançları ve idealleridir. Bunun kenetlenme hali de ortak amaç etrafında oluşan kadro/insan kaynağı ve dinamizmdir.

“Yanmayan yakamaz” misali inanmayan inandiramaz. İnanilan ve inandırılan bilim temelli, sağlam gerekçe ve doğru bir yaklasim ile veriye dayalı bir probmlem ve çözüm alanına odaklı olmalıdır. Bunu ortak amaç etrafında ortak akılla  özgür ve özgün bir paradigmanın ürünü olan tasarımlara ve planlamaya odaklıysa o kadar kendini belli eder. Belirginlesir. Diğer bir ifadeyle  sistem tebessüm eder. Moralini yansıtır, insanlari etkiler ve sürece dahil eder.

İşte bütün bu dinamizmin beslendigi enerji sistemin ruhudur.

Ruhun enerjisi sistemin ruhu olarak kurumsallaşır.

Bu hareketi ve eylemi ya da faaliyeti besleyen, kalıcı kılan değer sisteminin gücü ve kalıcılığıdır, tutarlılığıdır.

Baslangıcın kendini yaşatabilme kapasitesi tutarlılığın baslangıç sonuç eşitlemesidir.

Taahhudüne sadik kalmak ve basladığı gibi bitirmektir.

Burada sistemin ruhunun ruhu niyettir.

“Gercekten ne yapmak istiyoruz?” sorusunun gerçekci ve açık cevabı, sisteminin ruh dünyası hakkında yeterli acıklamayı verir.

Bu sistemin değerleri ve geleceği görebilme öngörüsü ile şekillenen vizyonu ve bunu taşıyacak misyonu ve misyonerleri ile birlikte heyecan ve dinamizm kazandıracak olan insan niteliğidir.

Dr. İsmail BENEK

Leave A Reply